TR | EN

MEISSEN PORSELEN TARİHÇESİ

Avrupa porseleninin ilk örneği 1710’da tarihçi Karl Lamprecht’in “Almanya tarihinin mikrokozmosu” diye tanımladığı Meissen kasabasında doğdu. Saksonya bölgesinde boy veren bu “beyaz altın”, Doğu Asya’nın mistik sembolleri, Hint motifleri, Japon ve Çin sanatının geleneksel figürleri ile Meissen sanatçılarının elinde renk kazanıyor.

Sert porselen kavramıyla özdeşleşen Meissen adını, Almanya’nın Dresden şehri yakınlarında Elbe nehri kıyısında kurulan küçük kasabadan alır. Yüzyılların hiçbir şey değiştirmediği Avrupa porseleninin doğduğu bu kasabada, surlarla çevrili Albrecht şatosu bütün ihtişamıyla Elbe Nehri kıyısında dimdik ayakta duruyor. Şato porselen üretiminin ilk yıllarına ait tüm sırları saklıyor adeta. Saksonya Dükü Albert’in 1676’da Albrechtsburg adını verdiği bu bölgede, Meissen porselen fabrikasının kurulduğu haber çok geçmeden tüm Avrupa saraylarına yayılır: Avrupa artık kendi porselenini üretecektir.

19. yüzyıl sonlarında taşınsa da Meissen fabrikası, şato ve kasaba ile olan güçlü bağlarını sürdürür. Meissen’e ün kazandıran sert porselen, Saksonya cevher zenginliği ve metalurji endüstrisi sayesinde geniş çapta üretilir. O dönemde Doğu ürünlerine olan talebin artması üzerine, East Indian firması Avrupa’ya çay, ipek elbiseler, porselen, baharat, bitki ve meyveler getirir. Avrupa ve Asya arasındaki bu yakınlaşma ve işbirliği sonucunda Delf fayanslar, Fransız ipek dokumaları da üretilmeye başlar.

Avrupalıların çay, kahve ve kakao ile tanışması onların yaşam tarzını da etkile. Bu keyf veren içecekler için porselen fincana talep başlar. Avrupa porseleninin, özellikle sert porselenin bulunması böyle bir talebe cevap verme isteğinin ve bir ekip çalışmasının sonucudur. Meissen porselenenin öncülerinden Johann Friedrich Böttgerin yanı sıra Freiberg Made Ocakları Yönetim Kurulu üyesi Gottfried Pabst von Ohaim, oğa bilimcisi Ehrenfried Wather von Tschinhaus ve birkaç kalifiye madenci ile metalurji uzmanından oluşan ekip, Saksonya’nın cevher zenginliğinin porselen üretiminde değerlendirilmesi konusunda uğraş verir.

1706’da söz konusu isimlerden oluşan “Dresden ekibi”nin bulunduğu kahverengi çömlek Avrupa porseleninin ilk müjdecisi olur. Böttger, yüksek ısıda fırınlanan, su geçirmeyen, demir oksit ve değişik katkı maddelerinden oluşan bu çömleği, son dere sert olmasından dolayı “jasper” porselen olarak adlandırır. Bu porselen 18. yüzyılda geliştirilen original formül unutulup gittiği için 1919 yılında yeniden formüle edilerek geliştirilir.

Böttger ve arkadaşları 1707-1708 yıllarında kaolin (porselen toprağı), cam ve beyaz mermeri yüksek ısıda fırınlayarak *Böttger porseleni” adıyla da anılan sert porseleni üretirler. 1725 yılında bu malzemelerin arasına feldspar da katılacak ve bu bileşim günümüze kadar gelecektir. Böttger 1709’da ürettiği porselenin bir örneğini, I. Frederick Augustus’a gönderir ve “en az Doğu Asya ürünleri kadar iyi” üretim yaptığını göstermek ister.

Böttger döneminin porselen tasarımcıları arasında, kuyumcu Johann Jacob Irmınger, heykeltıraş ve ahşap oyma ustası Johann Benjamin Thomae ve heykeltıraş Paul Heerman da vardır. Önceleri bildik desenleri uygulayan sanatçılar, daha sonra porselen sanatına özgü yeni formlar ve desenler yaratırlar.

Kaendler, Meissen tasarım ekibine katılır. Kaendler, once heykeltıraş Johann Gottlob Kirchner ile çok sayıda figür ve hayvan heykelcikleri üretmeye başlar. Ahşap oyma ustası olan Kaendler, güçlü form duygusunu başarıyla porselenlere aktarır. Kaendler iki veya üç boyutlu modellerden, yeni malzemenin özelliklerini de göz önüne alarak Fransız Rokoko tarzını porselene uygular. Kısa zamanda kendi formlarını geliştiren sanatçı, bildik dekoratif kavramları ve biçimleri porselene Burjuvazinin gelişip güçlenmesiyle değişen sosyal yapı, porselen tasarımlarına da yansır. Burjuvaziye özgü yaşam tarzının bir göstergesi olarak porselen eşyanın ölçekleri küçülür, yemek takımları sadeleşir ve daha işlevsel olur.

1764-1780 döneminde Meissen atölyelerinde çalışan Fransız heykeltıraş Michel Victor Acier, Kaendler ile birlikte Çariçe II. Katerina için 40 ayrı seriden oluşan sofra takımları ve tekli figürler üretir. Sofra takımlarında Geç Barok geleneğinden izler de görülebilir.

Fransız Devrimi’nin izlerinin görüldüğü 1800’lerde porselen firmalarının artmasıyla oluşan rekabet ortamı, tasarım eğilimlerinde ve tüketici zevklerinde yaşanan köklü değişiklikler Meissen’i zor bir döneme sokar. Endüstriyel devrim, Meissen’in üretim tarzını etkilemez. O yıllarda Meissen’in başında bulunan Heinrich Gottlob Kühn, teknolojik yenilenmeye ve yeniden yapılanmaya şiddetle karşı çıkar. Yuvarlak ve çok sıralı ocakların geliştirilmesi yakıt olarak ağacın yerini kömürün alması ve üretimde buhar makinalarının kullanılması gibi önemli yenilikler porselen dünyasına girer. 1861’de Kühn’ün yöneticisi olduğu bu dönemde fabrika, Albrechtsburg’dan Triebischtal’deki yeni binasına taşınır.

Meissen’in çiçek ressamı Johann Samuel Arnhold’un 1817’de geliştirdiği yeşil asma çelengi ve asma yaprağı motifleri, bu dönemin en ünlü süslemelerinden biri olur. Geçmişe duyulan özlem ve İkinci Rokoko eğilimi, Meissen porselenlerini etkiler. Gotik ve Rönesans’a özgü formlar akılcı bir yaklaşımla eklektik tarzın bir parçası olur.

Meissen fabrikasında 1830’larda altın yaldız geliştirilir ve porselen ilk defa 1837’de parlak renklerle resmedilir.

1920’den itibaren bağımsız çalışan heykeltıraş Max Esser, Meissen için porselen ve çömlek üretmeye başlar. 1920’li ve 1930’lu yıllarda sofra takımları, desenler, heykeller, madalyonlar tasarlar. İkinci Dünya Savaşı’ndan pek etkilenmeyen Meissen, savaş sonrasında 1946da düzenlenen ünlü Leipzig fuarına çeşitli ürünlerle katılır.

Meissen’in ünlü motifleri

Doğu Asya motiflerinden esin alarak geliştirilen kobalt mavisi, dünyaca ünlü Meissen “soğan başı” motifi 1739’dan beri sıraltı tekniğiyle elde üretiliyor. Mavi beyaz kompozisyonu doğadan alınan imgelerin soyutlamalarla kullanıldığı geleneksel Meissen motifi , yaygın deyişiyle “zwiebelmuster”, okumasını bilenler için birçok sembolik anlam içeriyor. Soğanbaşı deseni daire, sekizgen ve karenin baskın olduğu geometrik biçimlere uygulanır. Porselendeki bu sembolik yapı, Doğu Asya ve Avrupa kültürü ile sanat tarihinin eski geleneklerine dayanıyor.

Daire, sekizgen ve kare, Doğu Asya inanışına gore varoluşu sembolize ediyor. Daire kozmolojik bir anlam taşıyan bilinen en eski geometrik yapı. Başlangıcı ve sonu belli olmayan ve sürekli kendine dönen bir çizgiyi betimleyen daire, sonsuzluğu, evreni ve ölümsüzlüğü simgeliyor. Kare ise dünyayı, insanoğlunun sınırlarının ve dünya yaşamının sembolü. Dört mevsimi, dünyayı oluşturan dört elementi (hava, su, toprak, ateş) ve dört yönü anlatan 4 sayısını ifade ediyor. Daire ve kare arasında kalan sekizgen ise cennet ile dünya arasında, bir biçimden diğer biçime ruhsal geçişi sembolize eder.

Soğan motiflerinin kullanıldığı Meissen tabak ve çanaklar dairesel formdadır. Johann Joachim Kaendler’in 1745’te tasarladığı New Cutout sofra takımı serisinde merkezde ve çevrede dairesel çift çizgi vardır. Tabağın veya kasenin çevresindeki sekiz meyve sembolü sekizgenin köşelerini belirler. Diğer birbirine benzeyen dört meyve motifi bağlantı kurulduğunda kareyi tamamlar. Porselenin çevresinde dört benzer çiçek motifi de ikinci bir kare oluşturur. 3×4 formülünüe gore bu üç dörtgen mutlak bütünlüğü simgeleyen 12 sayısını verir.

Doğu Asya süslemelerinde “üç kutsal meyve olarak kabul edilen şeftali, nar ve turunçgiller motifleri sıkça karşımıza çıkar. Şeftali uzun ömrün, har bolluğur, turunçgillerse Buda’nın simgeleridir. Meissen’in soğan desenli porselenlerinde daha çok nar ve şeftali kullanılır üçüncüsüne pek rastlanmaz. 18. yüzyıl boyunca bu süsleme biçimi, tek rengin yarattığı yalınlığı ve süsleme strüktürünün değişmezliğini ifade eden “bleu ordinarie” kavramıyla tanımlanır. Meissen porselenlerinde bugün bile süsleme biçimleri “strüktürel” ya da “serbest” olarak sınıflandırılır.

Meissen porselenlerinde kullanılan diğer bir desen grubu ise Hint motifleri. Bu motifler Doğu Asya ve Avrupa arasında , o döneme ait tarhi ve kültürel bağların izlerini yansıtır. Meissen’in Hint resimlerinde son derece canlı renklerde boyanmış çiçekler ve hayvanların sıradışı ve stylize motifleri ilk bakışta göze çarpar.

Avrupa’da Çin ve Japon porselenlerine talebin artmasıyla Meissen porselenleri Japon dal motifleri, bamboo, erik dalı, mitolojik bir anlam taşıyan turna kuşu, aslan ve ejderha betimlemeleriyle tanışır. Çin’de imparatorluğu sembolize eden ejderha, cennetin de simgesidir.

Meissen’in mavi kılıçları

Meissen porselen fabrikasının markası çapraz mavi kılıçlar, bugün kullanılan en eski ve en tanınmış imzalardan biri. İlk kez resmen 250 yıl önce kullanılan bu imza, Avrupa’nın ilk ve hala en seçkin damgalarından biri. 1710’da kurulduğu ilk yıllarda sadece özel üretim Meissenlerde siparişi verenin imzası uygulanır. Bunun en bilinen örneği, 1720’den sonra Saksonya yöneticileri II. Augustus ve III. Augustus için kullanılar AR (Augustus Rex) damgasıdır. 1725’e kadar M.P.M (Meissner Porzellan-Manufaktur) K.P.M (Königliche Porzellan Manufaktur) gibi harflere rastlanıyor. Çin alfabesine benzeyen Meissen imzası ise Osmanlılar için üretilen parçalarda kullanılmış. 1722 yılında fabrika müfettişi Johann Melchior Steinbrück Meissen porselenini diğerlerinden ayırabilmek için Saksonya kılıçlarının kullanılmasını önermiş. Meissen’in bu ünlü imzası 250 yıl boyunca tarihsel nedenlrden ötürü birtakım deği değişikliklere de uğrar.

Beyaz altının sırrı

İki yüzyılı aşkın sure boyunca Meissen’in bu derece önemli bir başarıya ulaşmasının sırrını onu yaratan sanatçıların ustalığında aramak gerek. Firma bünyesinde uyguladığı titiz eğitimi sayesinde başarısını bugün de koruyabiliyor. Meissen’in sanatçı adayları geleneksel çizim okulundan geçmek zorunda. Burada temel hünerler kazanırlar: Anatomik formların analizi, bitki, kuş ve insan dahil, doğadan seçilen çeşitli nesnelerin strüktürel yapıları konusunda detaylı bilgi verilir ve öğrenciler bunları seri bir şekilde çizim yüzeyine aktarmayı öğrenir. Meissen’in 4000’i aşan stil repertuarını özümseyen bir sanatçı ancak 10 yıl sonra kendine ait bir motifi uygulama şansına kavuşabiliyor. Meissen’in sırrı da burada saklı.

Sanatsal

Sanatsal Antika Eşyalar

Özel Antikalar

Özel antika tablo ve yapılar

7/24 Online Destek

İstediğiniz zaman bizi arayarak tüm antik ürünler için bilgi alabilirsiniz

#icebergantikbalat instagram

Sosyal medya'da bizi takip edin