TR | EN

OSMANLI DA KUYUMCULUK SANATI

Osmanlılar’da kuyumculuk mesleği çok gelişmişti. Kuyumculara zerger denirdi. Ehl-i hireften zergerler nakkaş, hakkâk ve zernişancı (çelik namlular ve yeşim gibi sert taştan yapılmış kabza vb. üzerine altın kakma yapan) gibi kendi dallarıyla ilgili gruplarla iş birliği halindeydiler. 932 (1526) tarihli bir ehl-i hiref mevâcib teftiş defterinden o yıl sarayda elli sekiz zerger, yirmi iki zernişancı ve dokuz hakkâkin çalıştığı anlaşılmaktadır. Bunların içinde Tebrizli ve Bosnalılar çoğunlukta olmakla beraber Horasanlı, Arnavut, Rus, Gürcü, Üsküplü, Akkirmanlı, Çerkez, Hersekli ve Rum ustalarla çıraklar da bulunmaktaydı. Aynı asrın ortalarına doğru maaş defterlerinde kuyumcuların Rum ve Acem olmak üzere iki sınıfa ayrıldığı görülmektedir.

Osmanlı padişahları arasında kuyumculuk ile uğraşanlarda vardı. Bunların en meşhuru Kanun-i Sultan Süleyman’dı. Babası Sarây-ı Âmire kuyumcubaşısı olan Evliya Çelebi’nin verdiği bilgilere göre o dönemde İstanbul’da 3000 kadar kuyumcu dükkânı ve 5000 kadar çalışanı bulunmaktaydı. Evliya Çelebi bunların örs, çekiç ve ateş kullandıkları için Hz. Dâvûd’u pîr kabul ettiklerini, ancak aslında risâlet asrındaki pîrlerinin Nasr b. Abdullah olduğunu söyler.

Osmanlı Sarayın’da kullanılan objelerin çoğu degerli ve yarı değerli taşlar ile bezenirdi lakin bu bezeme aşırıya kaçmadan yine naif ve göze hoş gelecek şekildeydi. Böyle objelere murassa denirdi. Murassa divit, murassa ibrik, murassa kahve zarfı vb…

Sanatsal

Sanatsal Antika Eşyalar

Özel Antikalar

Özel antika tablo ve yapılar

7/24 Online Destek

İstediğiniz zaman bizi arayarak tüm antik ürünler için bilgi alabilirsiniz

#icebergantikbalat instagram

Sosyal medya'da bizi takip edin